BU SAYIDA INFOGRAFİK ARŞİV KÜNYE
Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi



Elektrikleşme, Yedek Parça Pazarını Öldürmeyecek; Aksine Coşturacak

Paylaş :
Haber Eklenme Tarihi : 9.06.2023 10:05:00

Otomotiv endüstrisinin en büyük satış sonrası etkinliği Aftermarket Konferansı, bu yıl 13’üncü kez gerçekleştirildi. Sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, “Elektrifikasyonun Aftermarket Üzerindeki Etkisi” masaya yatırıldı.

TAYSAD, OİB ve Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetler Derneği (OSS) iş birliğiyle gerçekleştirilen sektörün tek Aftermarket Konferansı, bu yıl 13’üncü kez İstanbul’da gerçekleştirildi. Küresel ölçekte dev bir buluşmaya ev sahipliği yapan etkinlikte sektöre ilişkin çarpıcı tespit ve öngörüler masaya yatırıldı. “Elektrifikasyonun Aftermarket Üzerindeki Etkisi” temasıyla gerçekleştirilen konferansta üretici, tedarikçi, distribütör ve bağımsız servislerin yanı sıra küresel paydaşlar ile sektörün öncü isimleri, elektrikli otomobil çağına hazırlanmak için püf noktalarını paylaştı.  
 
Yenileme pazarına gerekli önemi vermiyoruz
Etkinliğin açılışını gerçekleştiren TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Albert Saydam, elektrikleşmenin sürdürülebilirliğin bir alt başlığı olduğu, sektör olarak sürdürülebilirliğin, atılacak hem adım ve alınacak her kararda sorgulanması gerektiğini kaydetti. Yeni dünya düzeninde dönüşümün şart olduğunu ifade eden Albert Saydam, “Dönüşümü ne yazık ki isteyerek değil, mecburiyetlerden yapıyoruz. Mecburiyetten yapıldığında dönüşümü daha hızlı yapabiliyoruz. Bu dönüşümü yaparken 2 konunun da altını çizmek istiyorum. Çeviklik ve çeşitlilik. Çeşitlilik derken ürün bazında, coğrafya bazında, sektör bazında ve müşteri bazında bir çeşitliliği kastediyoruz. TAYSAD olarak açıkça itiraf etmek istiyorum ki yenileme pazarına gerektiği kadar önem vermiş değiliz. Bu nedenden dolayı belki ülkemizdeki yenileme pazarında ithalat gittikçe payını artırmaktır. Ben sürdürülebilir kalkınmanın kesinlikle tüketimi azaltıp, ithalat yerine iç üretimi de sağlayacağının altını çizmek istiyorum” dedi. Açılışta konuşan OSS Başkanı Ziya Özalp ise, “Biz aftermarket üreticileri ve dağıtıcıları olarak bütün zorlu koşullara rağmen pozitif kalmayı başarabildik. Otomotivdeki yapısal değişim sonrasında küreseldeki tüm belirsizlikler ve pandeminin getirmiş olduğu hiç kimsenin öngöremediği gerçeklere rağmen, son 2 yıldaki yükseliş trendine bu yıl da devam ettiğimizi söyleyebilirim” diye konuştu. OİB Başkanı Baran Çelik de, açılışta şu bilgileri verdi: “İlk 4 ayda yüzde 11 seviyelerinde artan ve toplamda 11.3 milyar dolara ulaşan bir ihracatımız var. Bu yılda 35 milyar dolara yakın bir ihracatla bu yılı da yine Cumhuriyetimizin en yüksek ihracat değerine ulaşmış bir şekilde tamamlayacağız."
 
Aftermarket tedarikçisi olmak çok zor
MEMA Aftermarket Suppliers Başkanı ve CEO’su Paul McCarthy, “Elektrifikasyon ve Gelişmiş Araç Teknolojilerinin Amerika Satış Sonrası Pazara Etkisi” isimli bir sunum gerçekleştirdi. MEMA’nın, OSS Derneği’nin ABD’deki dengi olduğunu söyleyen Paul McCarthy, “Gelişmiş teknolojilere biz CASE teknolojileri diyoruz. Yani bağlanmış, otomatik, paylaşılmış ve elektrik teknolojilerinden bahsediyoruz. Dolayısıyla bu teknoloji setleri sektörümüzde devasa bir dönüşüme yol açıyor. Daha önceden, elektrikleşmeyle birlikte azalacak parça sayısı nedeniyle aftermarket pazarının da daralacağı düşünülürdü, oysa elektrikleşme aftermarket pazarını coşturacak. Aftermarket’te iki işi aynı anda yönetmenin zorluğu... Birincisi mevcut işlerimizdeki gelirleri maksimize etmek. Kârlılıkla alakalı çalışmamız gerekiyor ve aynı anda yeni ve yenilikçi işlerimizi büyütmek için de çalışmamız gerekiyor. Ve bütün bunları bağlanmış, otomatik ve elektrikli araçlar perspektifinden yapmamız gerekiyor. Bu çok büyük bir zorluk. Dolayısıyla şu anda bir aftermarket tedarikçisi olmak çok zor ve çok karlı bir geleceğe ihtiyacımız var” dedi. Agresif bir büyüme politikası eşliğinde, 2035 yılına kadar piyasanın çoğunluğunda elektrikli aracın satılacağının öngörüldüğüne işaret eden Paul McCarthy, şöyle devam etti: “2045’e kadar neredeyse her aracın elektrikli olmasını bekliyoruz. Operasyon tarafında ise durum daha farklı. 2030 yılına kadar operasyondaki araçların sadece yüzde 10’unun elektrikli olmasını bekliyoruz. Bunların büyük çoğunluğu da onarım pazarında olmayacak. Ve 2035’e kadar yoldaki araçların yüzde 10-15’inin dahili yakıt sistemine sahip olmasını bekliyorlar. Fakat ABD’de büyük bir araç havuzu var ve bunu dönüştürmek çok zor. 300 milyon aracımız var ve 2,5 yıllık bir araç kullanım ömrümüz var. Aracın kullanım ömrü normalde 20-25 yıl. Ama bu ne demek, bugün satılan araçlar söz konusu ise 2045 yılında bu araçlar halen yolda olacaktır. ABD’de de hükümet yakın zamanda, 2032’ye kadar yüzde 67 oranında yeni hafif yolcu araçlarının, temiz (elektrikli, hibrit ve hidrojen yakıtlı) araçlar olmasını istiyor."
 
Filo olmadan elektrifikasyon olmaz!
Konferansın önemli isimlerinden olan Avrupa Otomotiv Tedarik Sanayicileri Derneği CLEPA’nın Kıdemli Pazar Danışmanı Frank Schlehuber da konuşmasında teknolojinin mülkiyet modelini değiştirdiğini belirterek, “Filo olmadan elektrikleşme çok mümkün görünmüyor. Öte yandan konunun mevzuat tarafı var. Karbondioksit mevzuatı da var. Mevzuat bizden sürdürülebilirlik talep ediyor. Sürdürülebilirlik de elbette teknolojiyi etkiliyor. Aynı şekilde tüketiciyi ve piyasa aktörlerinin de davranışlarını etkiliyor” dedi. Filo sahiplerinin yönetimleri çok fazla dışarıya açmak istemediğini vurgulayan Frank Schlehuber, şunları söyledi: “Kendileri yönetiyorlar. Ayrıca tedarikçiler için de iyi yatırıma ihtiyaç var. Yardıma ihtiyaç var. Biz tedarikçiler olarak bu fırsatı kaçıracak olursak, teknolojiyi burada ön sıraya koyamazsak, sanırım çok büyük bir hata yapmış olacağız. Çok büyük bir fırsatı kaçırmış olacağız. Filo EV’ler konusunda da yetkin olmamızı istiyor. Bu gelecek için de zaten en iyisi. Çünkü zaten gelecek elektrikli araçlarda olacak. Günün sonunda bağımsız aftermarket oyuncularının bu alana hazırlanması gerekiyor.” 
 
Gelecek yalnız yürünmez: Tedarik zincirinden değer ortaklığına
26.12.2025
Alternate Text
Tier 1 değil, Tier 0.5 olmak gerekecek: Parça değil sistem yaklaşımı, doğrudan maliyet değil farklılaşma
26.12.2025
Alternate Text
Yapay zekâ ile tasarımdan teste, saatlerden dakikalara: Ortak kullanımlı araçlar ve sürdürülebilir ürünler öne çıkacak
26.12.2025
Alternate Text
Demiri Dijitalle Dövmek: Mobilite Çağında Üretimin Yeni Kodları
26.12.2025
Alternate Text
Kırılgan Zeminde Başarı: Çeviklik, Esneklik, Teknoloji
26.12.2025
Alternate Text
Dijital İkiz, Akıllı Otomasyon, Veri Odaklı Karar: MAY Fren'in Teknoloji Üçgeni
26.12.2025
Alternate Text
"Yeşil döküm" ve Özel Endüstri Bölgesi ile geleceğe hazırız
26.12.2025
Alternate Text
Bilgiye ulaşan değil, bilgiyle beceri gösteren kazanacak
26.12.2025
Alternate Text
Dönüşümün eşiğinde: Elektrifikasyon, yapay zekâ ve akıllı mobilite çağında kolektif gücün rolü
26.12.2025
Alternate Text
2025'te 5 TÜBİTAK , 2026'da 10 Proje Hedefi: Karakaya86, tüm süreçlerinde yapay zekâ ve akıllı mobilite kullanıyor
26.12.2025
Alternate Text
Elektrifikasyondan yapay zekâya: Sektörün güvenilir mühendislik ortağı
26.12.2025
Alternate Text
Elektrifikasyon ve Akıllı Mobilite Çağında Malzeme Dönüşümü
26.12.2025
Alternate Text
Otomotivden savunmaya: Dual Use ile sanayinin kolektif dönüşümü
26.12.2025
Alternate Text
Metal yorgunluğu mu, Yoksa iş modelinin eskimesi mi? Dijital Rönesans İçin Sanayinin Yeni Kodları
26.12.2025
Alternate Text
Mobilite devrimi, tedarikçiyi stratejik partner yapıyor
25.12.2025
Alternate Text
Üreticiden İnovasyon Liderine Dönüşüm
25.12.2025
Alternate Text
Türkiye için yeni bir sermaye modeli
25.12.2025
Alternate Text
Mobilitenin geleceğini TAYSAD üyeleriyle birlikte inşa ediyoruz
25.12.2025
Alternate Text
Mobilite Devriminde Tedarikçilerin Yeni Rotası
25.12.2025
Alternate Text
Geleceğe Ortak Yatırım: Mobilite Devriminde Hukukun Yeni Rolü ve Tedarikçilerin Stratejik İhtiyaçları
13.12.2025
Alternate Text
E-Posta Olarak Gönder

Başarıyla Gönderildi
İşleminiz başarıyla gerçekleştirildi

Adınız Soyadınız
Haberi Göndermek İstediğiniz E-Posta Adresini Girin
Notunuz