Türk Otomotiv Sanayicisinin Dergisi




Olgun Çelik'te beş yıllık karbon birikimi stratejiye dönüştü

Paylaş :
Haber Eklenme Tarihi : 17.06.2026 09:24:00

Olgun Çelik, sera gazı emisyonlarını 2020’den beri GHG Protocol metodolojisi ve ISO 14064-1 standardına uygun şekilde hesaplıyor ve 2023 yılında proaktif bir yaklaşımla CBAM'i gündemine almış durumda. Bu stratejinin somut bir yansıması olarak, Yozgat’ta 2025 yılında faaliyete geçecek olan 17.160 kWp kapasiteli arazi tipi güneş enerjisi santrali yatırımını gerçekleştirdi. 

 

Bülent Keşli

Olgun Çelik Lideri

 

CBAM 2023’te Gündemde: Stratejik ve Proaktif Yaklaşım  
Avrupa Birliği’nin 2023 yılında yayımladığı karbon düzenlemeleri, stratejik önceliklerimiz arasına alınarak değerlendirmeye alındı. Bu adımı, doğrudan bir müşteri talebinden ziyade, proaktif bir iç karar çerçevesinde gerçekleştirdik. Avrupa pazarındaki mevcut konumumuz ve ihracat yapımız göz önüne alındığında, CBAM’in operasyonlarımız ve rekabet gücümüz üzerinde yaratabileceği potansiyel etkileri erken bir aşamada analiz etmenin kritik önem taşıdığına karar verdik.
 
2020'den Bu Yana Sera Gazı Protokolü ve ISO 14064 Standartları  
2020 yılından itibaren sera gazı emisyonlarımızı Kapsam 1, 2 ve 3 çerçevesinde, GHG Protocol metodolojisine uygun bir şekilde hesaplamaktayız. Emisyon envanterimiz, bağımsız doğrulama sürecinden geçirilerek ISO 14064-1 standardına göre onaylanmaktadır.
 
Kapsam 3 En Yüksek Oran: Değer Zincirine Odaklanma  
Emisyonlarımızı üç kapsam çerçevesinde takip ediyor ve raporluyoruz. Yapılan analizler, emisyonlarımızın en büyük kısmının Kapsam 3 kategorisinde toplandığını ortaya koyuyor. Bu durum, sektörümüzün yapısı gereği değer zinciri kaynaklı emisyonların hayati bir öneme sahip olduğunu gösteriyor. Bu bağlamda, tedarikçilerimizle veri paylaşımını artırmak amacıyla kademeli bir uyum sürecini hayata geçiriyoruz.
 
Enerji Payı Yüzde 2-8: Dalgalanma ve Piyasa Tabanlı Fiyatlama  
Toplam üretim maliyetlerimiz içinde enerji harcamalarının payı, piyasa koşullarına göre değişkenlik gösteriyor. Enerji fiyatlarının hızla yükseldiği dönemlerde bu oran yüzde 8 seviyelerine ulaşabilirken, uzun vadede genellikle yüzde 2-4 aralığında seyrediyor. Rekabetçi fiyat anlayışını yalnızca maliyet temelli ele almıyor, aynı zamanda müşteri beklentileri ve pazar geri bildirimlerini de dikkate alıyoruz. İhale süreçlerinden elde edilen başarı oranları ve OEM müşterilerimizin fiyat konusundaki geri bildirimleri ise rekabet gücümüzü değerlendirmede en önemli kriterler arasında yer alıyor.
 
İşçilik Maliyeti Dengeleri Değiştirdi: Euro Bazında 2-3 Kat Artış  
Türkiye'de 2024 toplu iş sözleşmesiyle birlikte, sendikalı şirketlerde euro bazında işçilik maliyetleri 2 ila 3 kat arasında artış gösterdi. Bu gelişme, hem Türkiye'deki sendikasız firmalara hem de Avrupa'daki rakiplere karşı rekabet gücünü önemli ölçüde zayıflatmış durumda. Emek yoğunluğuna bağlı olarak işçilik maliyetleri, enerji ve karbon maliyetlerini 10 kata kadar aşabiliyor. Avrupa otomotiv sektöründe yaşanan kriz ise bu tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor. 
 
Yozgat'ta 17.160 kWp Kapasiteli GES: 7,5 Yıllık Geri Dönüş Süresi  
Sürdürülebilirlik stratejimizin temellerinden biri olarak enerji dönüşümüne büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda, Yozgat'ta 17.160 kWp kurulu güce sahip arazi tipi güneş enerjisi santralimiz (GES) 2025 yılında faaliyete geçti. Projenin geri dönüş süresi, mevcut elektrik maliyetleri göz önünde bulundurularak yaklaşık 7,5 yıl olarak öngörülmüştür. Yatırımın ROI (geri dönüş oranı) analizleri, finans ekibimiz tarafından serbest nakit akımı yöntemine dayalı olarak gerçekleştiriliyor.  
 
Enerji Yatırımlarında Karbonun Etkisi Henüz Belirsiz  
Enerji maliyetleri, yatırım stratejilerimizde giderek daha önemli bir belirleyici haline geliyor. Özellikle enerji yoğun süreçlerde, otomasyon ve dijitalleşme yatırımlarıyla elde edilebilecek verimlilik artışları ve enerji tasarrufları, fizibilite değerlendirmelerinin odak noktası konumunda. Bu süreçte karbon maliyetleri ise henüz netlik kazanmış bir yapı sunmadığından dolayı doğrudan bir etki yaratmıyor. Ancak, önümüzdeki dönemde bu alandaki düzenlemelerin ve politikaların daha somut hale gelmesiyle birlikte karbonun yatırım kararları üzerinde daha belirleyici bir rol üstleneceğini tahmin ediyoruz.
 
OEM taleplerinde sürdürülebilirlik odaklı beklentiler artış gösteriyor: Yeşil çelik, karbon ayak izi ve banka kriterleri
Son yıllarda, OEM müşterilerimizin sürdürülebilirlik konusundaki taleplerinde belirgin bir yükseliş gözlemliyoruz. Yenilenebilir enerji kullanımı, yeşil çelik, ürün bazlı karbon ayak izi hesaplamaları ve karbon nötr hedefleri, artık müşteri beklentilerinin temel unsurları arasında yer alıyor. Dahası, bu kriterler banka kredilerinin değerlendirilmesinde de aktif bir şekilde dikkate alınmaya başladı. Tedarikçi seçimlerinde ise düşük karbonlu üretim yöntemleri, yenilenebilir enerji kullanımı ve genel sürdürülebilirlik performansı, maliyet ve kaliteyle birlikte ana faktörler olarak öne çıkıyor. 
 
Enerji maliyetinde rekabetçi konum, işçilik maliyetinin etkisi altında: Türkiye’nin üretim denklemi
Enerji maliyeti özelinde bakıldığında, Türkiye ile küresel üretim merkezleri arasında belirgin bir rekabet farkı gözlemlenmiyor. Ancak enerji güvenliği, günümüzde maliyet avantajından daha öncelikli bir konu haline geldi. 
 
Türkiye'nin enerji maliyetleri global ölçekte rekabetçi bir düzeyde olsa da, işçilik maliyetlerinin daha baskın bir rol oynaması nedeniyle enerji giderleri ikinci plana itilmiş durumda. Türkiye'nin bu dinamikleri göz önünde bulundurarak stratejilerini yönlendirmesi kaçınılmaz hale gelmiş görünüyor.
 
 
_______
 
Yozgat'ta gerçekleştirdiğimiz 17.160 kWp kapasitesindeki GES yatırımımız, 2025 yılında devreye alındı. Yatırımın geri dönüş süresi yaklaşık olarak 7,5 yıl olarak öngörülmekte olup, ROI hesaplamaları serbest nakit akışı yöntemiyle gerçekleştirilmektedir.
E-Posta Olarak Gönder

Başarıyla Gönderildi
İşleminiz başarıyla gerçekleştirildi

Adınız Soyadınız
Haberi Göndermek İstediğiniz E-Posta Adresini Girin
Notunuz